10 Mart, 2009

factotum canım benim

en kötü zamanlarımda bile kelimelerin içimde kabardığını hissederdim. onları kağıda dökmem gerekirdi yoksa ölümden daha beter bir duygunun üstesinden gelmem gerekirdi*” derken küfürbaz kumarbaz kadınbaz alkolbaz bukowskiyle empatide tavan yapıyoruz.

içinde kabaran kelimeler bir de akacak mecra bulamayıp yine içinde oradan buraya doksandörtnala koşturan boşluk hissiyle çarpışıp kimyasal tepkimeye girdiğinde ortaya çıkan enerjiyle sen başa çıkmaya çalışırken

43) lise sondaki çocuklar çoktan seçmeli bir sınav sorusu olarak karşılıyor;

a) serbest düşen bir kütlenin potansiyel enerjisi azalırken, kinetik enerjisi artar
b) yemişim kinetik enerjiyi sana bişiy olmasın
c) akan sıvılar da qwerty yasasına uyarlar
ç) kaptan öldü ve fakat bu tayfaların çok da skinde değil
e) hepsi
f) hiçbiri
g) yarısı
ğ) diğer yarısı

* even at my lowest times i can feel the words bubbling inside of me. i had to get them down or be overcome by something worse than death. words, not as precious things but as necessary things. yet, when i begin to doubt my ability to work the word i simply read another writer and i know i have nothing to worry about.

Hiç yorum yok: